Hayatla Yüzleşme
Hayatla Yüzleşme: Kendimden Kaçmayı Bıraktığım Gün ... Bir süredir en çok kendimden kaçtığımı fark ediyorum. Hayatın içine karışıyorum, işime gücüme bakıyorum, gülüyorum, konuşuyorum… ama içimde bir yer hep “tamam mı gerçekten?” diye soruyor. Yüzleşmek dediğim şey, büyük bir hesaplaşma değilmiş; bazen sadece durup dürüstçe bakmakmış. Neyi istemediğimi biliyorum da, neyi istediğimi söylemeye cesaret edemiyorum. Çünkü istediğim şeyi seçersem, bazı insanları, bazı alışkanlıkları, hatta eski beni geride bırakmam gerekecek. Son günlerde küçük şeyler bile ayna gibi: bir mesajın tonu, bir sessizlik, bir “nasılsın?” sorusu… Hepsi beni kendime getiriyor. Kendime iyi davranmayı öğrenmek istiyorum ama önce nerede kötü davrandığımı kabul etmem gerekiyor. Belki de en zor yüzleşme, “ben böyleyim” dediğim yerlerin aslında korkudan yapılmış olması. Bugün kendime bir söz verdim: kaçmayacağım. Tam çözemesem bile, görmezden gelmeyeceğim.

Deneme
Normal Sandıklarım Ağır Gelince
Bazı şeyler bir anda olmuyor; önce küçük bir çatlak beliriyor. Bende de öyle başladı. Bir sabah kalktım, aynı hayatın içinde ama sanki başka bir gözle bakıyordum. Eskiden “normal” dediğim şeyler birden ağır gelmeye başladı: konuşmalar, beklentiler, koşuşturma… İçimde bir ses “burada bir şey eksik” diyordu. O günlerde kırıldım; insanlara değil, daha çok kendime. Sustuklarıma, ertelediklerime, sırf uyum sağlamak için giydiğim maskelere. Can acıtıcıydı ama bir yandan da tuhaf bir ferahlık vardı. Kırılmanın içinden sanki yeni bir ben doğuyordu. Hâlâ tamamlanmadım, ama artık uyanık kalmayı seçiyorum.

Sistem Çalışıyor Harika 👋
Sistem Çalışıyor Harika 👋
Deneme
👋
Deneme